Askeri Harcama Ekonomiyi Nasıl Etkiler?

İddianın geçerli olabilmesi için önce Askeri harcama öncesi ekonominin durumu net bir şekilde incelenmeli nicel veriler test edilmelidir. Bu araştırma konusunu Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI), uluslar tarafından yapıldı, askeri harcamalar hakkında mükemmel veriler ortaya çıktı. SIPRI araştırmasına göre, son yıllarda askeri harcama yapan en büyük beş ülke şöyledir; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan’dır. Askeri harcamalar sayılan bu beş ülkenin GSMH harcamasının yarısından fazlasını oluşturduğu kayıt edilmiştir.

Askeri Harcama Nedenleri

Askeri harcamalar, kamu harcamaları içindeki payının azaltılması için özel bir çözümün bulunmadığı bir alandır. Hiçbir tek bir şirket veya vatandaş grubu, bir ordunun kesndisine olan maliyeti için mali sorumluluk üstlenecek kadar motive olmaz (veya istemez). Serbest piyasa ekonomisinin savunduğu, toplum savunmasını devletin temel işlevlerinden biri olduğunu ve makul vergilendirmenin gerekçesi olarak savunmaktadır. Devlet, ordunun ulusu savunmak için yeterince iyi bir şekilde donatılmasını sağlamak için milleti adına hareket ediyor. Ancak uygulamada, ulusun askeri savunması, bir ulusun stratejik çıkarlarını savunmak için gereklidir. Diğer ülkelerin de aynışekilde hareket etmesi “yeterli” donanımın ya da harcama kavramının tümünü tartışmaya açılmasına neden olacaktır. Temel sorun ne kadar harcamanın hangi askeri departmana harcanmasıdır.

Dış Borca Yönelim

Sınırlı sermaye ve savunma harcamalarının artması başka bir fonksiyon için daha az harcama yapılacağı anlamına gelir. Bu durum, hükümetin gelirleri aşan harcamalarının ulusal borca eklenmiş dış açıkla sonuçlandığını düşündüğümüzde daha da ilginçleşmektedir. Bir balon gibi büyüyen bu harcamalar, balonun patlaması ulusal borcu herkes üzerinde ekonomik bir etkiye neden olacaktır ve askeri harcamalar, bu balonun şişmesine katkıda bulunan birçok faktörden biridir. Ulusal borç arttıkça, borcun faiz gideri de artar ve artan borçların temsil ettiği riske bağlı olarak borçlanma maliyeti istemeyerek de olsa artar. Teoride, artan borç aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve nihayetinde yüksek vergilere yönelmeyi de birlikte getirecektir.
Askeri harcamaların azaltılması yanlıları, hazine gelirleri ile ticari borç verme arasındaki ilişki göz önüne alındığında, insanların ödedikleri vergiye bağlı oranlarındaki belirli bir yüzde artışına neden olduğu sonucuna bağladı. Bu akıl yürütme, askeri harcamaları tutar ve isteğe bağlı harcamaların büyük bir bölümüne karşılık geldiğini savunmaktadır.
Diğer ülkelerde, özellikle ekonomik olarak gelişmekte olan ülkelerde, askeri harcamalara odaklanmak çoğu zaman diğer önemli harcamaları görmezden gelmek demektir. Ordusuna yapılan harcama ile güvenilmez bir kamu altyapısına sahip bir ülke, hastanelerden yollara, okullara kadar pek çok hizmeti aksatmasına neden olmaktadır.

Silahlar ve Tereyağı Eğrisi

Silahlar ve tereyağı eğrisi, her harcama için bir fırsat maliyetinin klasik bir göstergesidir.Bir ordunun kendi ulusu için zorunluluk olduğuna inanıyorsanız, ordunun büyüklüğünü tartışabilirsiniz, ancak bir ordunun mali varlığı tartışılmaz. Ulusal borç ve potansiyel işlerin özel sektörden halka açılmasında ortaya çıkan savunma harcamalarının ekonomik bir maliyeti de var. Daha iyi savaş uçakları, şimdilerde trend olan dronlar ve silahları üretmek için kaynakları yönlendirdiğinizde o ordunun dayandığı herhangi bir sektörde ekonomik bozulma da kaçınılmaz olacaktır. Bu maliyetlerin tümü, gerekli olduğunda ulusun kendini savunması gerektiği durumda katlanılması kaçınılmazdır. Bu durumda daha iyi silah almak için vatandaşın tereyağına göz dikiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

..